More servicesWindows Live
HomeHotmailSpacesOneCare
 
MSN
Sign in
 
 
Spaces home  http://yakbiyik.blogspot...PhotosProfileFriendsBlog Tools Explore the Spaces community

Blog

August 10

Music / Müzik

DANCE FOR LIFE
FOLLOW THE RHYTHM
DANS ET ŞİMDİ HADİ DURMA
Şeytan Artık Daha Şeytan Olmak Zorunda Çünkü Artık Kimse Melek Değil  666..!
  Image Hosted by ImageShack.us
Image Hosted by ImageShack.us
Image Hosted by ImageShack.us
Image Hosted by ImageShack.us
June 11

Mail Okuyarak Para Kazanmak. Devlet Tarafından Onaylıdır

Uygulanan Sistem Devlet Tarafından Onaylıdır .
Kazanmak için gönderdiğimiz adresi inceleyiniz.
valla şu anda benim 5 milyonum var kısa sürede:)

http://www.superteklif.com/redirect.aspx?rid=gJ/aDZTIrVk_____eql____


March 09

Kuleli Marşı

  

Atatürk'ü Ağlatan Hadise (Kuleli Askeri Lisesi)

  

Şanlı Yuva KULELİ---160

 
February 04

Kendi Uploadlarım

GENELKURMAY ARŞİVİNDEN KURTULUŞ SAVAŞI DESTANI.CUMHURİYETLE YAŞIT GÖRÜNTÜLER.
http://rapidshare.com/files/467935/Vatan.Size.Minnettar.DVBRip.XviD.avi

İsviçrenin çok gizli trampet takımının videosu
http://rapidshare.com/files/29591076/Switzerland_Top_Secret_Drum_Corp.wmv

Mükemmel kalitede Beşiktaş İnönü Stadının fotoğrafları.
http://rapidshare.com/files/34783773/BJK_Stad_.part1.rar
http://rapidshare.com/files/34789414/BJK_Stad_.part2.rar




December 16

KULELİ ŞİİRLERİ (ŞİİR TUTKUNLARINA) OKUMANIZ ŞİDDETLE TAVSİYE EDİLİR.

SON BAKIŞ

Önce o heybetli görünüşüyle vurulacaksın KULELİYE…
Derken samimi, ölümüne dostluklarla bağlanacaksın,
Onlarsız yapamayacağını anlayacaksın,
Nizamiyeden son bakışta K
ULELİYE

Yastık savaşıyla süsleyeceksin
İlk Kuleli akşamlarını
Boru sesiyle uyandığın o günlerde
“Evde olduğunu zannetmeyi” Özleyeceksin…

Yazın o bunaltıcı günlerinde,
İkinci katta boğazı izleyeceksin
Henüz adına o günlerde aşina olduğun
“İçtimada buharlaşmayı” Özleyeceksin…

Koğuş muhabbetlerinden yorgun düştüğünde,
Uykulu gözlerle başlayacaksın güne.
Uykusuzluğun verdiği bir hazla derste,
Oturarak destekli uyumayı özleyeceksin…

Sana Bermuda’yı hatırlatacak F.K.M. üçgeni!
Çaresiz çırpınışların sınav esnasında,
Etrafın sessizliğe büründüğü o anda,
Kalemin yatık duruşunu izleyeceksin…

Ayrılık mesajlarıyla dolacak ajandalar,
Beyaz gömleğinde farklı imzalar.
Gönlünü özlemle dolduracak,
Maziye karışan anılar…

Zaman son anlarını yaşayacak,
Şapkaların havada uçuştuğu o gün,
Kuleli seni de arşivine katacak,
Zamana küstüğün o gün…

O gün;
İlk açılış törenini hatırlayacaksın,
Yemin töreni gözünün önüne gelecek,
“Arkadaş Tut!” komutu çınlayacak kulaklarında…


Dört yıl sinema şeridi olacak o an
Yaşlı gözlerinde.
Zamana isyan edeceksin,
Her zamankinin aksine…

“KULELİM” olacak son sözün,
Halin kalmayacak başka söz söylemeye.
Gözlerinden okunacak o buruk hüznün,
Ve, Onlarsız yapamayacağını anlayacaksın,
Nizamiyeden son bakışta KULELİ’ YE…

--------------------------------------------------------------------

BİLİRMİSİN ???
14 yaşında üniforma giyen,

Küçüğün kırık mutluluğunu,

Esas druşta,

“Emret Komutanım” diyen,

Küçük dudaktaki buruk tebessümü bilir misin?

Bilir misin?

Minik yürekteki kocaman yalnızlığı,

O minicik şevkatle kocaman özlemini,

Ziya Osman’ın dizelerindeki,

Mektep karyolasında ağlayan çocuk gibi,

Ordu malı ranzalarda geçen sekiz yılı,

Yürekte bıraktığı kasvetli belirsiz hüznü,

Bilir misin?

İnsanı sımsıkı saran nevresimin,

Duyguları, özlemleri örtmediğini bilir misin?

Bilir misin?

Kaloriferin yanmadığı soğuk kış gecelerinde,

Derin bir iç çekişle,

Eve duyulan özlemi,

Öpmeyen annenin, sarılmayan kardeşin,

Sevgi ile güven veren babanın özlemini bilir misin?

Evde gürül gürül yanan sobanın,

Yaşla dolan gözlerle,

Simgeleştiğini bilir misin?

Onaltı, onyedi yaşının daralan yüreklerinin,

Mahsun, böylesine duygulu,

Özlemlerle geçen o günler,

Ve nihayet,

Laciverti çıkarıp, hakiyi giymenin,

Safariyi giyip, mavi takımına bakmanın,

Buruk sevincini bilir misin?

Sisli soğuk Ankara günlerinde,

Bir sevgili özlemiyle yalnız olmayı bilir misin?

Sıfırın altında 15 C de,

Eğitim yapmanın,

Dışarıda hayatın felç olduğu,

Gölgede 45 C de,

Cehennem sıcağında,

Sırılsıklam 8000 metre koşmanın,

Sırt çantalı, tam teçhizatlı,

94 rakımlı tepeye çıkmanın,

Ne demek olduğunu bilir misin?

Bilir misin canım?

Seninle aynı yeryüzünde, aynı saatleri,

Ayrı yaşamanın ne demek olduğunu,

Ve senden uzak olmayı,

Senden uzak,

Sessiz akıp giden zamanın,

Ve sana ulaşmanın imkansızlığında,

Savaşabilmenin çaresiz çarpışmasını bilir misin?

Bilmezsin canım,

Birtanem,

Bilemezsin.

Bu çakı gibi teğmenin,

Şapkadaki ay-yıldızlı sırmanın,

Ve şu,

Omuzdaki parlak yıldızın,

Bana nelere mal olduğunu,

Bilemezsin,

Bilemezsin!!!!

--------------------------------------------------------------------

BİR BAŞKADIR KULELİ AŞKI

İlk geldiğinde akan
Yalnız bir damlaydı
Gözlerinde
Sonraları az ağladık,çok güldük
Neler yaptık ne çok eğlendik
ve daha
Neler düşündük

En samimi anları
En güzel dostlukları
Karanlıklarında aradık
Bazen
Bizi kimse anlamadı senin kadar
Belki de..anlatamadık
Şu küçücük dünyamızda ise
Kurallarını biz koyduk
Konulanı ise tanımadık
Fakat sen bizim YASAK AŞKIMIZDIN
Biz seninle coştuk
Seni yaşadık

İlk geldiğinde
Yalnız bir damlaydı akan
Şimdi ise ağla
Gerçek ağlamak vakti bu an

Geride kalan bir gençlik
Sen ise meçhullerde kaybolursun
Bir de bakmışsın dikenler içinde
Yemin etmiş Harbiyeli olursun

Şu an Harbiyeliyiz,Harbiyedeyiz
Ama bil ki KULELİM
Hala bıraktığın yerdeyiz

Hala seni düşünür seni anarız
Adını başımızın üstünde tutmuştuk ya
Şimdi göklere yazarız

Sen bizim için BİR DESTANSIN KULELİM
Yollar uzadıkça zaman aktıkça
Aşkın büyüyecek
Şu an "elveda KULE" diyoruz
Ve gidiyoruz
Ama daha kimler gelecek
Uğrunda ne şehitler ne gaziler verdik
Daha niceleri verecek
Emin ol ki KULELİM
Adın hiçbir zaman YERE DÜŞMEYECEK

Gönlümüz seninle sen kalbimizde
Bir bütün değiliz artık AFFET
Bir eylül sabahı düşüp yollara
Hep beraber geliriz ELBET...

*Kara harp Okulu intibak kampında yazılmış bir şiir.

--------------------------------------------------------------------


ELVEDA

Bir gün var aklımda
Hiçbir zaman unutamayacağım
Hüzün dolu bir gündü
Hayatım boyunca tek ağladığım


Çünkü ayrılıyorduk
Ayırıyorlardı bizi
Bir ömür verdiğimiz
Üzerine titrediğimiz yuvamızdan


Ağlıyorduk
Çünkü tüm çılgınlıklarımızı
Tüm sevinçlerimizi
Bırakıp gidiyorduk
Elbirliğiyle yarattığımız hayatımızdan


Koptu kopuyor bir şeyler kalbimde
Geçip giden zamana dur diyebilmek kimin elinde
Aktı oluk oluk
Daha once görmediğimiz gözyaşlarımız
Bir duyan yokmuydu
Kimin içindi feryatlarımız


O gün
O duvarlar o bahçe
Taştı taşacak sabrımız
O bizim çoşkumuzdu…o
En büyük aşkımız
Duyar gibiyim hala
İşte o bizim beraberce söylenen
İçimizden kopup gelen
Tek ve son marşımız


Biz tüm çılgınlıkları
Tüm dostlukları
Hayatın ve gülmenin tadını
Sende tatmıştık
Öyle bir zaman gelmişti ki
Yalnız senin için
Senin için ağlamıştık


Şimdi seni hatırlatan
Her şeye nasıl seviniriz
Mümkün olsaydı geri dönmek
Bir bilsen
Ne kadar çok isteriz


Daha neler vardı hissettiğimiz
Hala üzerine titrediğimiz
Hatıran kaldı tek tesellimiz


Senden kalan
Seni hatırlatan
Ne varsa saklayacağım
Bir sen varsın
Bir de o gün
Hiçbir zaman
UNUTAMAYACAĞIM


--------------------------------------------------------------------

BİTMEYEN ÖZLEM

Kolay değildir
Bazen de
Duymak imkansızdır
En güzel DUYGULARI


Kimizaman
Göremiyorum der
Göremezsin
Duyamazsın ve anlayamazsın
Kaçmak istersin
Ve yine kaçamazsın


Küçük bir muhabbet
Belki
Anlık bir samimiyet
Paylaştığımız
İstesen de
UNUTAMAZSIN

Unutamazsın
Çınarların altında
Gecenin karanlığında
İç bahçenin ortasında
Loş ışıkların altında
Yapılan en tatlı MUHABBETLERİ


Daha üç ay geçti
Bütün aşkıyla
İçimde bir hasrettir
KULELİ

Şu an gece yoklaması
Menteş'te
Elimde bir kalem
Bu da
Duygularımın şiiri


Şunu da bil ki
Duymak
Önemli değil
Görmek lazım
Anlamak
Önemli değil
Hissetmek lazım


Vakitte varken
KULELİ'yi yaşamak lazım...


*Bu şiir KHO intibağında şu an Kuleli'de okuyan Kulelilere hitaben yazılmıştır...


--------------------------------------------------------------------

___SOHBET___

Ne güneş ne de ay var
Işıklar yakamoz olmuş
Geliyor önümüze kadar
Gecenin karanlığından

Yalnızız gece yarısı
Şu an daha farklı
Seyretmek boğazı
İki kule altından

Sen,ben ve en sevdiğim şarkılar
Daha ne bekleyebilirim ki
Bu KARANLIKTAN


--------------------------------------------------------------------
YENİ BİR HAFTAYA

İki siyah kule, gökleri delen
Kimi gün aydınlık, kimi gün karanlık
Damında bembeyaz martılar...
Yürüyorsun
Geniş çiçekli asfalt bir yolda..
Kapıda titreyen nöbetçiye
Bir sıcak "Merhaba"..
Kimi gün korkarak,
Kimi gün şen şakrak
Üzüntülü, koşarak
Girersin A kapısından...
Çepeçevre çamlar
Her genç Ata 'yı selamlar,
Ortadadır büstü, etrafı çiçekli,
Dönersin sağa, top oynayan
Koşan, bağıran
Bir köşede memleketi anımsayan
Yürürsün büyük kapıya
Gençler arasından...
Başlar orada yeni bir hafta daha...

Ahmet KILIÇASLAN
III/5 2353
Ocak 1975 Çengelköy


--------------------------------------------------------------------

MEZUN OLABİLME İHTİMALİ

Sıla izinlerinde vazgeçtim askeri öğrenci olmaktan
Ve kredi kartında bakiyeydi babam…

Ben seninle Musluoğlu’nda pide yeme ihtimalini sevdim
Hazırlığın kamuflajlı günlerinde özlemeye başladım herkesi
Ve bu hasret öyle uzun sürdü ki çiftçi gibi düşünmeye
başladım sonra...
Bizim psikopat abilerimiz vardı. Bir de fırça yeme
İhtimali...

Arkadaşlarla paylaşılan “u” düzeni bembeyaz sıralarda askercilik
oynamaya başladık.Ben paşa oluyordum sen albay, geri kalanlar ise askeri öğrenci...
Üst sınıflarımızdan öğrendik; Kulelinin kuleliden başka dostu olmadığını

İç bahçede zaman zaman tören provaları yapılıyordu.
Ve sınıf subayları törenlerden kaçmamayı emrediyordu.
Oysa savunmalarımda böyle bir suçum olmadı benim.
(kısımca kaçtığımız yıl sonu törenlerini saymazsak)
Sınıf subaylarından çorduğum savunmaları biriktiriyorum sıramın en ücra köşesinde.
Ben ayran ile simit yeme ihtimalini seviyordum yirmi dakikalık teneffüs saatlerinde.
Ben komutanlara yakalanmadan Kadıköy’de sivil gezebilme
Ve savunmalarımın ikazla geri dönme ihtimalini sevdim...

Kuleli Marşını başına koyuyordum marşlar listesinin,
Nizamiyeden bizim kısma giden
Ömrümün en uzun, ömrümün en kısa,ömrümün en çocuk, ömrümün en ihtiyar yolunu uygun adımda gidiyordum.
Çünkü Kulelili oluyordum;
Harbiyeli oluyordum sonunda...

Sıla izinlerinde vazgeçtim askeri öğrenci olmaktan ve kredi kartında bakiyeydi babam...
Ben seninle (cezalıların toplandığı) Birinci
kısımda...
Ben seninle (sadece firarilerin gittiği)
Menemencide...
Ben seninle kuzu tepenin mistik ve demli bir çay kıvamında bakan boğazın o ihtişamlı görüntüsünde...
Ben seninle Kulelili’lerin olduğu herhangi bir köşe başı olma ihtimalini sevdim...
Ben senin ;
KULELİ’DEN
............mezun olabilme ihtimalini
..................................SEVDİM


Bir DK'nın kaleminden;......



--------------------------------------------------------------------

GİDİYORUM

Gidiyorum İstanbul,
Bilmiyorum duyar mısın sesimi,
Şehrin gürültüleri arasından?
Bir parçam sende kalıyor,
Kalbimin tam ortasından.

Karşıya geçerken bu tek bacalıyla,
Bir anı durduruyorum gözlerimdeki hisle,
Göğeren minareler ve Topkapı kalıyor;
Ardıma baktığımda, Konstantinapol’le.
Ayrılık zor, bu ızdırap yüreğimi dağlıyor.

Ben bir İstanbul aşığıyım,
Sokak sokak caddeleri adımlamış,
Gecelere aldırmadan gezmiş.
Terkedildiği anda İstanbul’a sarılmış;
Yaşamın gerçeğini bu şehirle sezmiş.

Dostlukların, sevgilerin mekanı,
Hepsinin ortasında yine sen vardın.
Sahilde yürürken zevkle ettiğim muhabbet;
Aklımda kalanlardan, otobüsün peronunu ararken.
Şimdi bu şehri gel de terk et.

Ben zorların adamı,
Ben ki alışılmışlardan uzak, hayatı sırtlayanı,
Bu acıya, bu hasrete nasıl dayanır bu yürek.
Koyuyor be, dokunuyor ayrılmak,
Hiç ayrılmadım önceleri ben böyle severek.

Kaybolurken yedi tepeden,
Sonuncusunda gözlerimin görüşünden,
Seni, nöbetçi kulelere emanet ediyorum;
Boğazını sarmış bir kale gibi,
Ve gönül rahatlığıyla gidiyorum.



Tevfik KÖSELİ
2142


--------------------------------------------------------------------

YILLAR SEVDAYI ESKİTEMİYOR

Bir Ağustos sabahı geldiğimiz yuvaya bak!
O yüzellialtı yılın ihtişamıyla KULELİ
Ayrılık onunda göğsünde çırpınıyor belli
Asırların mektebi utanmasa ağlayacak


Yuva ki Kuleler çiftir,yalnızca gönüller bir
Türk ordusu Kuleli'nin ellerinde yükselir


Bir Kulede ilim şakır,diğer Kulede irfan
İşte!En güzel yıllarını burada yaşar insan


Gizemi tüllendirirken cihanın boğazını
Gelinlik gibi giyer hep üstüne beyazını

Varmak için dostluğun erişilmez çizgisine
Yerle gök eşlik eder bu yuvanın ezgisine


O belki bir tarih,belki aşkların en güzeli
O bir yanardağın ağzından çıkmışların ocağı

O yüzellialtı yılın ihtişamıyla KULELİ
Sımsıcak bir sevda o,sevdaların en sıcağı


Ufkunda güneş saklıdır,umutlarında gökçe
Kaç dehayı üzerinde gezdirmiştir şu bahçe

Okul ayak sesleriyle kaç kez inlemiştir
Şu duvarları marşını kaç kez dinlemiştir


Bilinmez!Kaçıncıdır bu aynı kalpte vuruşlar
Kaç kişiyi sırtlamıştır inip çıkan yokuşlar


Bir sevdaya ad verip göğeren evimize bak
Demek ayrılık,ocağım içinde bu kadar zor
Lakin yüzellidokuz neslini selamlıyor
Bakalım göğsünden daha kimleri çıkartacak


Bak!Vücudun hala dimdik,hala tertemiz benzin
Nasıl da alıyorsun denizin maviliğini


Sevmek başka bir alem KULELİM,sen başka bir alem
KULELİM o benim ailem,o benim ailem


İçin bir deniz Kulelim,sen başka bir deniz
Üçyüzelliüç yürek yaşadıkça sendeniz


Rüzgarım,yağmurum,sıcağım benim Gözbebeğim!
İlle de canımsın sen,Sen yüreğimsin yüreğim


Bir gençlik verdiğiz küçücük dünyamıza bak
Dışarıda bir ömürdür KULELİ'de ŞAFAK
Siz de bakın çocuklar,o mağrur çehreye bakın
Çehresi tıpkı ilk günkü gibi, dostluk kadar pak.


Can Bahadır YÜCE-4005
153.dönem


KULELİ2139

--------------------------------------------------------------------

KULELERE DOĞAN GÜN (ABDÜLKADİR HAMARAT)

Gencecik yüreklerin, coşkusuydu yaşanan
Yer. masallar alemi, zaman ise meçhuldü
Damarlar hep ses verdi, ebedlere aktı kan
Gün KULELERE doğdu, yaşlı çınarlar güldü

Sendin bizim yuvamız, sen ey koca ihtiyar!...
Senin için yaşadık, nice hazin günleri
Şahittir kalplerimiz, şahittir şu mahzun çınar
Bu ocakta unuttuk, en büyük hüzünleri

Güzellik kuşağıydın, rüya gibi bir ömrün
Bağrında aşık olduk, yüce ideallere
Billurdan nağmeleri, işittiğimiz her gün
Kanat açtık her ufka, hakim olduk her yere

Alevini bu aşkın, yakut taşlara yazdık
Yudumladık yolları, zümrüt rengi taslardan
Nur olduk KULELERE, ufuklar hep aydınlık
Çiçek açtık vatana, nice hazin bahardan

Karanlık mesafeler, engel olmadı da
Ötelere gönderdik, ışıktan hayalleri
Yıldızlarla dertleştik, kaç gurbet akşamında
Ufuklarda biz vardık, ağarırken tanyeri

Yıllar sanki kanatlı, hep sonsuza aktılar
En güzel bir rüyanın, son demindeyiz artık
Yepyeni bir dünyanın, kalplerde aşkı var
Artık elveda KULE'm, yolumuz açık olsun

Gencecik yüreklerin, coşkusuydu yaşanan
Yer. masallar alemi, zaman ise meçhuldü
Damarlar hep ses verdi, ebedlere aktı kan
Gün KULELERE doğdu, yaşlı çınarlar güldü

Abdülkadir HAMARAT, 1990
144.dönem-3160